| ÇANKIRI ADINA AB STRATEJİSİ VE ÜYELİK MÜZAKERE SÜRECİMİZ KONULU TOPLANTIDAYDIK. |
AKPM Başkanı Çavuşoğlu rotayı çizdi!Yeni "AB Stratejisi ve Üyelik Müzakere Sürecimiz" konusunda bilgilendirme toplantısı Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış başkanlığında İstanbul Grand Cevahir Otel ve Kongre Merkezi'nde 13 Şubat 2010 Cumartesi günü yapıldı. ![]() Sivil toplumun görüş ve katkılarının alınması amacı ile düzenlenecek toplantıya, AB Delegasyonu Başkanı ve AB ülkeleri Büyükelçilikleri ve Fedarsyonuuzdan Genel Başkan Adem CAN, Genel Sekreter Şeref ÇAKIR, Yön.Kurulu Üyemiz Zafer Erkan GÖNÜLTAŞI ve Gençlik Kolları temsilcimiz M.Yelvi DOĞAN'in katıldığı toplantıya ilgi yoğundu. Grand Cevahir Otel ve Kongre Merkezinde düzenlenen ''Yeni AB Stratejisi ve Üyelik Müzakere Sürecimiz - Sivil Toplumla Diyalog'' adlı toplantıda konuşan Çavuşoğlu, AKPM Başkanlığına adaylığı sırasında ve seçildikten sonra sivil toplum kuruluşlarından büyük destek gördüğünü anlattı. ![]() Türkiye'nin 61 yıldır Avrupa Konseyi üyesi olduğunu, bunun 55 yılını, denetlenen, ikinci sınıf bir ülke olarak, kontrol altında tutulan bir ülke olarak geçirdiğini kaydeden Çavuşoğlu, ama Türkiye'de son yıllarda gerçekleştirilen reformlar, çıkarılan yasalar, sivil toplum örgütlerinin katkıları ve uygulamalardaki başarılar sonucunda Türkiye'nin 2004'ten itibaren denetlenen ülke olmaktan çıktığını belirtti. Son olarak Türkiye'den bir kişinin, yani kendisinin AKPM Başkanlığına seçildiğini anımsatan Çavuşoğlu, Türkiye'nin doğru şeyler yapması ve Avrupa'nın ortak değerlerine inanması durumunda güzel şeylerin gerçekleşebileceğini kaydetti. Çavuşoğlu, AB sürecinde Aralık 2004'te müzakere tarihinin alındığını ve Ekim 2005'te müzakerelere başlandığını hatırlatarak, Türkiye'nin o günden beri yoluna kararlılıkla devam ettiğini söyledi. ![]() Mevlüt Çavuşoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Elbette önümüzde zorluklar var. Elbette bazı ülkeler Türkiye'nin AB üyeliği konusunda farklı yorumlar getiriyor veya farklı görüşler söylüyor. Ama bu Türkiye'nin bu yoldan vazgeçmesi anlamına gelmez. Türkiye kararlı bir şekilde AB ile tam üyelik sürecinde üzerine düşeni yapmaya devam edecektir. Bu kararlılığı hükümetimizde de milletimizde de görüyoruz ve de sivil toplum örgütlerinde daha fazla görüyoruz. O nedenle sivil toplum örgütlerine herkesten çok daha fazla görev düşmektedir. Her şeyden evvel bu yola inanmamız gerekiyor. Nasıl bugün Avrupa Konseyinin başında daha 2004'e kadar denetlenen Türkiye'den bir başkan varsa, Türkiye yakın bir süre içinde AB'ye tam üye olacaktır. Bu inançla yola devam etmeliyiz.'' Avrupa Delegasyonu Türkiye Başkanı Büyükelçi Marc Pierini de sivil toplum kuruluşlarının karar alma süreçlerine katılımının gerçek anlamda demokrasinin gereği olduğunu söyledi. Pierini, Türkiye ile AB arasındaki sürecin zor ve mücadele gerektiren bir süreç olduğunu, bu sürecin tüm toplumu yakından ilgilendirdiğini ifade ederek, bunun sadece belli bir siyasi parti, belli bir grubun içinden geçtiği süreç olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu kaydetti. AB sürecinde yapılan reformların vatandaşa doğrudan faydalar sağladığını dile getiren Pierini, Türkiye'de iyi organize olmuş, çeşitlilik içeren aktif sivil toplum kuruluşlarına ihtiyaç bulunduğunu söyledi. İspanya'nın Ankara Büyükelçisi Joan Clos ise Türkiye'nin yeni hazırladığı AB stratejisinin müzakere sürecini hızlandıracağını belirtti. AB'ye katılımın ulusal olarak yapıldığını ve birliğe katılanın halkın kendisi olduğunu vurgulayan Clos, ''Sivil toplum kuruluşlarının desteği bu sürecin olmazsa olmazıdır'' dedi. Clos, AB'nin Türk sivil toplum kuruluşlarıyla diyaloğun nasıl geliştirilebileceği yönünde çalışmalar yaptığını da kaydetti. Avrupa Birliği Genel Sekreteri Büyükelçi Volkan Bozkır da Türkiye'nin yeni AB stratejisine işaret ederek, bu strateji kapsamında Türkiye'nin müktesebatının 2013'e kadar AB müktesebatıyla tam uyumlu hale getirilmesinin hedeflendiğini söyledi. ![]()
|



















